nazot

Counter
Free Counter

1/12/2009 - Dur!

Kategori: yazilarim___

Dur!

Gökyüzüne bakıyorum, en son ne zaman diye düşünüyorum. Sağa sola sallıyorum kafamı,düşüncelerimden kurtulmak cazip geliyor bir an.Hem düşünüp kendimi yormak isityorum,hem de bırakıp devam etmek istiyorum.Bu daha fazla yoruyor beni,ikilemlerimle,içimdeki çelişkilerle ben buyum deyip sıyrılmak istiyorum kendimden,ama diyemiyorum işte.Biraz yürüyüp bırakayım diye çıkmış olmam evden bir işe yaramıyor,sonunda yine hep nefret ettiğim sahil kenarında buluyorum kendimi,ayaklarım geri geri gitmemekte ısrar etse de bakışlarımı sabitlediğim uçsuz bucaksız denizden,ayaklarımı da yapıştıkları yerden kurtarıp hızlı hızlı yürümeye başlıyorum.

Nefesim kesiliyor,sanki bir daha akciğerini kullanamayacaksın uyarısı alan beynimi kontrol edemiyorum,nefesimle ters orantıda ilerleyen ayaklarımı tutamıyorum.Kafamın içinde çan sesleri acil durum çağrısı yapıyor,gözlerimde O’nun gözleri,etrafı “görmeden” garip bakışlar aldığım insan topluluklarına bakıp ta “görmeden” sağa sola koşuyorum.

Hiç durmayacakmış gibi atan kalbim sonunda vazgeçiyor hiçbir boka yaramayan için çalışmaktan.Dizlerimin üstüne düşüyorum,eşzamanlı olarak “ben”den vazgeçenlere katılıyor ayaklarım,kaldıramıyor beni,beynim artık düştükten sonra kalkmayı bilemiyor,gözlerimde O’ daha önce olduğu gibi yine sönüyor,gülünce ışık saçan O’un gözleri bir kez daha bende soluyor.O’dan sonra vazgeçtiğim her şey şimdi “ben”den vazgeçiyor ve bende kendimden vazgeçiyorum..

“Yardım edin! şu kıza bir şeyler oldu ! yardım edin ambulans!”

Her zmanki gibi beynim  çevremdekilerin bağırışlarını iplemememi söylüyor,uyartılarını salıyor kalbime, ve dur emrini veriyor !

Yazarken:

Radiohead – Creep

Rammstein – Mein Herz Brennt

 

Ayşe Parlar/nazot

09.11.09 12:17


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/7/2009 - Acı

Kategori: yazilarim___

~İçimdekileri dökme amacıyla yazılmıştır.~Öykü ya da düz yazı farketmez,kategorisizdir.~Yaşamışım olduğum bir 'şey'in hikayesidir.~Yorumlara açıktır.

~Şunu da ekleyeyim normalde bu tür ilişkilere fazla kafamı takan bir insan değilim,Kubilay la (HPC'den Arminas)bir konuşmamızda hatta beni eleştirmişti,iyi hatırlarım.Ama bir anda oldu,ve gerçekten kendimi kaybettim.Beni bu kadar etkilemesinin nedeni,kaybımım kendim oluşu..Benle yaşayan benim gibi yaşayan herşeyimle aynı olan insanın kaybı..


İşte her gece üzerine kara bulut gibi çöken o günü her anına kadar tekrar yaşıyordu.
Okulunun yıl sonu şenliğindeydi.Dans pistinde olmayan birkaç arkadaşıyla bahçenin en dip köşelerinden birine kurulmuşlardı.Annesinin istediği kıyafetle suratı asık bir şekilde bekliyordu şenliğin bitmesini.Hem ne işi vardi onun burada?Neden gelmişti?Ama hayır,kardeşinden daha yakın olan ölümsüz dostu Salih'i kıramazdı.Sabah evden çıktığından beridir başının etini yiyordu akşamki şenliğe gelmesi için.Bir nevi kavalyesi olacaktı onun.Peki o nerdeydi?Bu kadar ısrar ettiği halde neden yanında degildi?Onun isteği olmasa burada değil Eren'in yanında olacaktı.Tam bunları düşünüp hayıflanırken Salih görünmüştü.Yüzünde çekingen bir ifadeyle yanına tünemişti.Niye böyle davranıyorsun diye sormuştu sessizce."neden mi? Neden hea?" diye cevapladığını duyuyordu kendinin."Sen bilmiyorsan sana anlatacak değilim lan.".Bir anda ayaga fırlamıştı Salih,karşısına geçip iki omzunda sarsmıştı onu."Böyle yapma bana!"."iyi yapmam." diye cevapladiğını duyar gibiydi dislerinin arasından.Diğer arkadaşlarının garip bakışlarının arasında arkasına bakmadan oradan ayrıldığınh gördü kardeşten öte kardeşinin.Hem kızgındı hemde üzgün.Neden bunların ikisinide aynı anda hissetmek zorundaydı sanki?
           ~~~
Tavır takındığı kardeşini on dakika sonra arıyordu.Yıkılmıştı.Mesaj yazacak gücü yoktu.Elleri titriyor,ne yapacağını bilmez halde etrafını tarıyordu Salih'i görebilmek için.En sonunda bahçenin diğer köşesinde sigarasını içer halde buldu onu.Geldiğinde yuzünde beliren umut verici gülümsemeye aldırmadan canından cok sevdiği kardeşine tutundu..Sigarasını alıp ağzına götürürken  nikotinin o her zamanki hazzı ve rahatlatıcı etkiyi vermesini umarak içine çekti.Ama yok ona bu gece can dostundan bile fayda yoktu.
Önceden oturduğu köşeye dönemedi.Dönmek istemedi.Yavaş yavaş gücünün tükendiğini farkediyordu.O da gidiyordu işte..Etrafındakilerin mutlu oldukları her daim sırıtan yüz ifadeleriyle kesinleşiyordu.Hayat acimasiz ve adaletsizdi.Ne yapacağını bilmiyordu.Insanlara karşi ne demeliydi?Bir yanı onların bu ilgisizliğine ve anlamaktan yoksun tavırlarına karşılık yakıp yıkmayı istiyor bir yanı da kendi acısında kavrulmayı istiyordu.Evet,eren gitmişti.Ölmüştü.Arkasında üzüntüden yıkılmış sevgilisini bırakmıştı.Biliyordu onun suçu değildi bu,Azrail kapıyı tıklamadan girmiş,sürükleye sürükleye götürmüştü onu.Bir an peşinden yol almaya başladığı hissine kapıldı.Gözünü tekrar açtığında Salih'i buldu başucunda tekrar.Okulun çıkışında bekleyen annesini işaret etti başıyla yavaşça.Kendini bırakamamaktan neredeyse yerinden fırlayacak olan gözyaşı bezlerine müebbet vererek yalpalaya yalpalaya annesi olacak kadının yanına gitti.Telefonu yeniden çaldı,ama gözardı etti.Artk her acı haber telefonla geliyordu sanki.Başsağlığı mesajlari gelen kutusuna sağanak sağanak yağarken,O boş gözlerle onlara bakıyordu.Yalnızca ona olan kızgınlığını geri plana attığı ve herkesin ne oldu sorularına karşılık kendinin yerine cevap verdiğini düşündüğü Salih'in mesajini cevapladı.Ve eve geldiğini,uyuyacağını yazdı.Dediklerine kendi bile inanmazken onun inanmasını bekleyerek..
Cevap anında geldi."Her ne olursa olsun kendine bir şey yapma kardeşim beni seviyorsan,".Uyarıydı bu yavaşça yanıtladı."Sevmek bazen acıtmaktır.".Ardından keşke bunu daha önce yapsaydım dediği şeyi yaptı.Telefonunu kapatti.
Her an herşeyi yapabileceğini biliyorlardi.Tehlikeli,arıza insan bu tür uyarılara bağımlı olmuştu.Onlar anlamazlardı.Anladıklarını sansalar da.Aslında sevdikleri bir insanı kaybetmekti onları korkutan ve uyarı yapmaya teşvik eden.Bencilliğin doruğuydu bu.

Bu acıyı sürdüremezdi.Bu acı içini kuşatacak,yıllanacak,küllenecekti.Şimdi asıl yapması gereken bu acıyı zirvede tutarak yaşamalı,yaşatmalıydı..

Ölüm sessizliği içinde sesler,ruhumun karanlığında ağlayan bedenimi arar ona artık bulabildiğini söylemek için.Kendi başıma yol almak dokunmuyor bana.Sadece ben ve "O".Karamsar dudaklarım dönemedi bir daha ona.Ağladi ona doyamayan gözlerim onunkilere artık bakamayınca.Ve isyan etti bedenim,onunkine kavuşamayınca..

Yazarken:Mein Heinz Brennt-Rammstein

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/12/2008 - Benliğim

Kategori: yazilarim___

Benliğim

 

Zaman,unutulmuş meyvelerini toplayarak ilerliyor.Şimdiyle harmanlamış geçmişi.Doğruları keskinlemiş art arda  bıçak darbeleriyle.

 

Unutulmaya yüz tutmuş anılarımı yeniden yaşatarak acı çektiriyor bana.Kutsallığımı yok etmeğe çalışıyor.Bunca zamandır uğraştığım herşeyin karşılığını alıyor benim yerime,benim olanları...Sessizlik içinde sesini kullanıyor.Ayakta kalabilmek adına uğraştığım herşeyin arkasından o çıkıyor.Buna rağmen,buna rağmen beni yaralıyor.Ve ben gazi oluyorum.Yaralarımı yine ben sarıyorum.Ama yeniden o çıkıyor sahneye.Benim yerimi alıyor.Benimle yaşıyor.Ben her ne kadar karşı çıksam da, aldığım her nefesi bunun olmaması için harcasam da bu böyle devam ediyor.Sıkıştırıyor beni bu kaybedilmişlerin döngüsünde.Her doğan günün ardından lanet olası bir ben daha ortaya çıkıyor.Ama her biri farklı şekillerde,farklı kişiliklerde...

Ve tümünde benden bir parça barınıyor.Gece, kapatmaya çalışsa da tüm bu olanları,onu da b.k ediyor.Yapabildiğinin en iyisinin külleri bile kalmamışken,bana yanaşıyor,yardım edebilecekmiş gibi.Ona da kızıyorum,suçu ona atmaya çalışıyorum.Ah,evet,sonunda asıl suçlu o oluyor.Cünkü onunla birlikte onun yalnızlığını paylaştıkça,günler boyunca beraber sabahladıkça,o beni besliyor.Beni ayağa kaldırıyor.Bununla birlikte yalanlar kaplıyor dört bi' yanımı.Kalkmış olsam da ayağa onları bırakamıyorum.Hep yakındığım benliklerimi hatırlatıyorlar bana feci şekilde.Içim burkuluyor.Sanki onları her zaman kabul etmiş gibi! Sanki ben nefret etmemişim onlardan.

Onları istiyorum diyorum kendime.Ama anlıyorum ki ben onlarsız kocaman bi' "sıfır"ım.

 

Işte o anda.Birden fazla kaynaklı ışık küreleri elimden tutuyor.Ve, ve ardından bütün benliklerimin içime dolduğunu hissediyorum.

 

Ve sonra bi' şey hissetmez oluyorum.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/12/2008 - Kapanırken Açılan Gözler / Bölüm 1- Geriye Dönüş

Kategori: yazilarim___

Bölüm 1 - Geriye Dönüş

 

Güneş insanlara veda etmeye hazırlanırken sahildeydi.Sıcak rüzgar yüzünü yalarken o bunu hissetmeksizin tek basina yürüyordu.Etrafinda neler olduğunu görmüyormuş gibiydi.Öylesine üstüne gecirilmişe benzeyen tisört ve kot giyiyordu.Adimlari yavaşti ama bir yandan da kendini tutamiyormus gibi bir izlenim bırakmıstı izleyeninde.On yedisine yeni girmis yüzündeki sivilceler yeni yeni gecmeye başlamisti.Elleri ceplerinde önünebakmaksızın düşüncelere dalmışken bir cocuğa carpti.Yere düşmüştü küçük oğlan.soyulmuş dizinden damlayan kana gözünü diktiğinden gözyaslarini birakmamak icin adeta savas veren dolmus bir cift gözün kendisini izledigini gec farketti.Inatçı bakışlarını beyaz tenli masum yüze cevirdiğinde birden hayranlik duydu karşisndakine.Ve özrü hak edip etmediqini tartti.'yasi kücük ama belli ki benden kontrollü,burada aglayarak,cok agrimayan dizi icin beni burada oyalayabilirdi ama yapmadi,özrü hakediyor!'diye düsündü ve 'özür dilerim,cocuk'diye de dile getirdi.Kücügün ne giydigini gördügünde uzun süredir yok oldu sandigi duyguyu hissetti.Acıma.'kim bilir hangi sokak saticisnn kölesi?'.Yırtık pırtık bir kapri ve bunu aratmayacak cinsteki tisört üstünde duruyordu.Öylesine giyilmis,giydirilmis gibiydiler.

Daha fazla durmadi ufaklıgın yaninda.Cömeldigi yerden kalkti elleri yine ceplerinde yürümesine devam etti. Düsünmeden edemiyordu.Eski hali,şimdi ki hali,ve olmayan gelecegi.Zaman ondan neler götürmüstü?Daha dogrusu zaman icinde yaşadiklari ondan neler almıstı? genc yasta bu kadar kaybedilmişi ne diye vardi?

Iste bu uzun zamandir aklini kurcalayan sorularin cevaplarini bulacakti.Bir cok yöntem denemisti.Ama hepsiyle başarısız olmustu.Bu kez kendi içinde kendi yasadıklarını bulacakti.

 

Bölüm 2 - Baslangıc

yakinda...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/12/2008 - Sevdim

Kategori: yazilarim___

Sevdim

 Kaybettim güvenimi yalnız sokaklarımda.Kapalı kapılar ardında işlenen günahlarımı sevdim.Yasak olan herşeyi sevdim.Bilerek,isteyerek...Vazgeçilmeyen özelliklere sahip oldum.Kendimi yordum onlarla.Yorulmayı, bıkana kadar savaşmayı istedim.Eksik olan herşeyime üzüldüm.Elde ettim istemediklerimi sonuçta.Kendi iyiliğimi söndürdüm.Siyah alevlerle yaşadım.Kendi alevlerimi yarattım onlarla.

Kimse bir şey yaptıramadı bana.Öyle yapabilmeyi de sevdim.

Kendinden başka herkese yardım eden Meleğin kanatlarını koparmayı sevdim.Onu yüzsüz bırakmayı sevdim.Aptal Melek yalvarırken bana,soğukkanlı olmayı sevdim.Işıltılı kanı yavaş yavaş üstüme bulanırken gülebilmeyi sevdim.Boş boş kahkaha atmayı,en beklenmedik anda susabilmeyi sevdim.

Bir çok şeyi sevdim ben.Benden beklenilmeyen.Sevebilmeyi sevdim ama:

Kaybettim güvenimi yalnız sokaklarımda...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

sato...
Ayşe Parlar'ın Facebook profili

Son Yazılarım

Dur!
~ Can sıkıntısı
Harry Potter ve Melez Prens ~ Film Değerlendirmesi & Yorumu
HPC 'de Seçimler!
Acı

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
Aslı Aykaya
lanetprenses
madeleine
anielinwelin
severussnape