nazot

Counter
Free Counter

30/7/2009 - ~ Can sıkıntısı



Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/7/2009 - Harry Potter ve Melez Prens ~ Film Değerlendirmesi & Yorumu

Kategori: Harry Potter
Öncelikle film beklediğimin üstünde bunu söylemeliyim.David Yates,beni umduğum şekilde yanılltı.Film harikaydı.İyi iş çıkarmış(lar).

Filmin başında çok heyecanlıydım,umarım güzel olmuştur diye düşünüyordum.Ama daha ilk sahnesinde etkiledi beni.Kesinlikle çok daha karanlıktı.Ve de bunun 5.filmede yansıması gerekirdi diye düşünüyorum.Dumbledore daha bilge ve ağırbaşlı duruyordu.Son sahne çok ama çok güzel olmuştu,ne yalan söyleyeyim duygulandım Hede Hödö ,kitaptakiyle uzaktan yakından alakası yoktu ama yine de bir şekilde çok etkiledi.

^sırasıyla gideyim Harry çok büyümüş nasıl desem bayağı bir adam gibi gözüküyordu.Önceki filmlerde daniel vücut bakımdan çok uymasa bile bi şekilde onu yine uygun hale getiriyorlardı.Bu sefer pek yapmamışlar o işi.Ayrıca Ginny le olan öpüşme sahnesini hiç beğenmedim,neydi lan o öyle.Tabi kitaptaki kadar canlı olmasını beklemiyorum ama Quidditch ten sonra olsaydı daha iyi olurdu.

Quidditch dedim,filmde en azıdan 5 le karşılaştırırsak daha güzel ve etkileyici yapılmıştı ama yine şampiyonluk sahnesi yoktu 3.filmdeki gibi.Yine de Ron'un kurtarışları quidditchli sahneleri kurtardı Dil Çıkaran

Ron -Hermione ilişkisi çok öplana gelmişti,sonuçta Hermione Harry'le bu konu hakkında hiç konuşmuyordu.Ama Harry anlıyordu.Böylesi daha "gencimsi" olmuş Hede Hödö

Ron-Lavender sahnelerinde çok güldüm,ve Ron'a da çok acıdım Dil Çıkaran hele lavender'i sırtına aldığı sahnede.

Weasley Büyücü şakaları dükkkan sahnesi az ve öz gibiydi,çok eğlenceliydi bana yetti Dil Çıkaran

Yalnız Weasley'lerin evinin yanması :S bu yoktu kitapta ama yine iyi bağlamışlar.Gözlerini Deviren Ginny'in Harry in arkasından koştuğu sahnede ah be kızım bornozla nereye gidiyorsun demektende kendimi alamadım Dil Çıkaran

Helena Bonham Carter rolü çok ama çok iyi oynamış,yine.Onu artık Helena değil de Bellatrix diye düşünüyorum Hede Hödö

Slughorn nasıl desem  Hede Hödö biraz gıcık bir tipi var Dil Çıkaran ama yine de işe yaradı,o önemli Dil Çıkaran

Şu mağara sahnesinde Dumby'in ünlü repliği yoktu :S onu bekledim ama :S 'Korkmuyorum Harry çünkü yanımda sen varsın' Hede Hödö

Harry'in Snape'e "Sana Güvenmiştim!" diye bağırması beni benden aldı Hede Hödö

Ve neden Harry Snape'in anne babasının sattığını öğrenmedi Gözlerini Deviren olmamış orası Gözlerini Deviren

Filmin soundtrack'ı süper olmuştu.Tüyler ürpertici ve etkileyiciydi.

Dublaj  hataları sinirimi bozdu Hede Hödö bu kadarda olamz dedirtti yani Gözlerini Deviren Death Eater'ı nasıl olurda Ruh Emici çevirmişler anlamıyorum Hede Hödö

Ve bence filmin en az +7 olması gerekirdi.Genel edindiğim kanıya göre ani çıkışlar fln özellikle 5-6 yaş çocuklarının izleyebileceği türden değildi.

filme yeniden gideceğim Dil Çıkaran iki kez gitmezsem içim rahat etmez Dil Çıkaran 
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/7/2009 - HPC 'de Seçimler!

Kategori: Harry Potter

HPC'e seçim geldi ! 09' Seçimleri çeşitli adaylıklara var :P

 desteklediklerim (diğer kategorilerderki adaylıkları sonra ekleyecğim ) :

En berbat yazar : Stepheine Meyer
En berbat kitap : Twilight Serisi
En nefret edilen kitap karakterleri : Twilight Karakterleri

En iyi kurgu : THe Hunger Games - Suzanne Collins
Miras Üçlemesi

Seçimler için afişlerde hazırladıım onlarıda sonra ekleyeceğim :P

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/7/2009 - Acı

Kategori: yazilarim___

~İçimdekileri dökme amacıyla yazılmıştır.~Öykü ya da düz yazı farketmez,kategorisizdir.~Yaşamışım olduğum bir 'şey'in hikayesidir.~Yorumlara açıktır.

~Şunu da ekleyeyim normalde bu tür ilişkilere fazla kafamı takan bir insan değilim,Kubilay la (HPC'den Arminas)bir konuşmamızda hatta beni eleştirmişti,iyi hatırlarım.Ama bir anda oldu,ve gerçekten kendimi kaybettim.Beni bu kadar etkilemesinin nedeni,kaybımım kendim oluşu..Benle yaşayan benim gibi yaşayan herşeyimle aynı olan insanın kaybı..


İşte her gece üzerine kara bulut gibi çöken o günü her anına kadar tekrar yaşıyordu.
Okulunun yıl sonu şenliğindeydi.Dans pistinde olmayan birkaç arkadaşıyla bahçenin en dip köşelerinden birine kurulmuşlardı.Annesinin istediği kıyafetle suratı asık bir şekilde bekliyordu şenliğin bitmesini.Hem ne işi vardi onun burada?Neden gelmişti?Ama hayır,kardeşinden daha yakın olan ölümsüz dostu Salih'i kıramazdı.Sabah evden çıktığından beridir başının etini yiyordu akşamki şenliğe gelmesi için.Bir nevi kavalyesi olacaktı onun.Peki o nerdeydi?Bu kadar ısrar ettiği halde neden yanında degildi?Onun isteği olmasa burada değil Eren'in yanında olacaktı.Tam bunları düşünüp hayıflanırken Salih görünmüştü.Yüzünde çekingen bir ifadeyle yanına tünemişti.Niye böyle davranıyorsun diye sormuştu sessizce."neden mi? Neden hea?" diye cevapladığını duyuyordu kendinin."Sen bilmiyorsan sana anlatacak değilim lan.".Bir anda ayaga fırlamıştı Salih,karşısına geçip iki omzunda sarsmıştı onu."Böyle yapma bana!"."iyi yapmam." diye cevapladiğını duyar gibiydi dislerinin arasından.Diğer arkadaşlarının garip bakışlarının arasında arkasına bakmadan oradan ayrıldığınh gördü kardeşten öte kardeşinin.Hem kızgındı hemde üzgün.Neden bunların ikisinide aynı anda hissetmek zorundaydı sanki?
           ~~~
Tavır takındığı kardeşini on dakika sonra arıyordu.Yıkılmıştı.Mesaj yazacak gücü yoktu.Elleri titriyor,ne yapacağını bilmez halde etrafını tarıyordu Salih'i görebilmek için.En sonunda bahçenin diğer köşesinde sigarasını içer halde buldu onu.Geldiğinde yuzünde beliren umut verici gülümsemeye aldırmadan canından cok sevdiği kardeşine tutundu..Sigarasını alıp ağzına götürürken  nikotinin o her zamanki hazzı ve rahatlatıcı etkiyi vermesini umarak içine çekti.Ama yok ona bu gece can dostundan bile fayda yoktu.
Önceden oturduğu köşeye dönemedi.Dönmek istemedi.Yavaş yavaş gücünün tükendiğini farkediyordu.O da gidiyordu işte..Etrafındakilerin mutlu oldukları her daim sırıtan yüz ifadeleriyle kesinleşiyordu.Hayat acimasiz ve adaletsizdi.Ne yapacağını bilmiyordu.Insanlara karşi ne demeliydi?Bir yanı onların bu ilgisizliğine ve anlamaktan yoksun tavırlarına karşılık yakıp yıkmayı istiyor bir yanı da kendi acısında kavrulmayı istiyordu.Evet,eren gitmişti.Ölmüştü.Arkasında üzüntüden yıkılmış sevgilisini bırakmıştı.Biliyordu onun suçu değildi bu,Azrail kapıyı tıklamadan girmiş,sürükleye sürükleye götürmüştü onu.Bir an peşinden yol almaya başladığı hissine kapıldı.Gözünü tekrar açtığında Salih'i buldu başucunda tekrar.Okulun çıkışında bekleyen annesini işaret etti başıyla yavaşça.Kendini bırakamamaktan neredeyse yerinden fırlayacak olan gözyaşı bezlerine müebbet vererek yalpalaya yalpalaya annesi olacak kadının yanına gitti.Telefonu yeniden çaldı,ama gözardı etti.Artk her acı haber telefonla geliyordu sanki.Başsağlığı mesajlari gelen kutusuna sağanak sağanak yağarken,O boş gözlerle onlara bakıyordu.Yalnızca ona olan kızgınlığını geri plana attığı ve herkesin ne oldu sorularına karşılık kendinin yerine cevap verdiğini düşündüğü Salih'in mesajini cevapladı.Ve eve geldiğini,uyuyacağını yazdı.Dediklerine kendi bile inanmazken onun inanmasını bekleyerek..
Cevap anında geldi."Her ne olursa olsun kendine bir şey yapma kardeşim beni seviyorsan,".Uyarıydı bu yavaşça yanıtladı."Sevmek bazen acıtmaktır.".Ardından keşke bunu daha önce yapsaydım dediği şeyi yaptı.Telefonunu kapatti.
Her an herşeyi yapabileceğini biliyorlardi.Tehlikeli,arıza insan bu tür uyarılara bağımlı olmuştu.Onlar anlamazlardı.Anladıklarını sansalar da.Aslında sevdikleri bir insanı kaybetmekti onları korkutan ve uyarı yapmaya teşvik eden.Bencilliğin doruğuydu bu.

Bu acıyı sürdüremezdi.Bu acı içini kuşatacak,yıllanacak,küllenecekti.Şimdi asıl yapması gereken bu acıyı zirvede tutarak yaşamalı,yaşatmalıydı..

Ölüm sessizliği içinde sesler,ruhumun karanlığında ağlayan bedenimi arar ona artık bulabildiğini söylemek için.Kendi başıma yol almak dokunmuyor bana.Sadece ben ve "O".Karamsar dudaklarım dönemedi bir daha ona.Ağladi ona doyamayan gözlerim onunkilere artık bakamayınca.Ve isyan etti bedenim,onunkine kavuşamayınca..

Yazarken:Mein Heinz Brennt-Rammstein

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/2/2009 - Başlıksız/

uzun süredir yazmamışım buraya. Evet sinirleyim şu anda. Bayağı bi sinirli hatta. Yetişkinler neden her zaman hep aynıdır ? Nenden bi kere bile olsa değişmek istemezler ya da patron tipli arkadaşlar ?

Herşey karışmak neden bazılarına zevk verir =P şahasen kimse benim umrumda olmuyor da neden bazılarıburunlarını sokma ihtiyacı duyuyor? Tabi yapı farklılıkları olabilir ama insan kendini dizginleyemez mi ? 


Sürekli eleştirilmeme ve öğüt duymaya ihtiyacım yok ! Tamam mı ? Bnaa akıl vermeyi bıraksınlar artık !

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

sato...
Ayşe Parlar'ın Facebook profili

Son Yazılarım

~ Can sıkıntısı
Harry Potter ve Melez Prens ~ Film Değerlendirmesi & Yorumu
HPC 'de Seçimler!
Acı
Başlıksız/

Kategoriler

Arkadaşlarım

Aslı Aykaya
lanetprenses
madeleine
anielinwelin
severussnape